2008-12-15

yine düş

tüm düşüşler bataklık..tüm bataklıklar yapış yapış... yapışan herşey kirli..tüm kirliler renkli...tüm renkiler ilgi çekici...çekicilik izafi...izafiyet teori...kafam karma karışık...

aslında hiçbir şey karışık değil...biliyorum neler oluyor...bildiklerimden hoşlanmadığımdan karıştırıp gözüme batmamasını sağlamaya çalışıyorum...güzel olsun herşey derken yine bir diken...yine güzel kokularla dönen başım...saçma sapan iç sıkıntısı...

yolda yürüyordu çocuk...yolunun iki yanında sarı uzun, göz alabildiğine tarlalar...yolda yürüyordu çocuk...yol boş, elinde kolundan tutup sallandırdığı bir oyuncak...yolda yürüyordu çocuk...sanki hali kalmamış gibi yürümekten...yolda yürüyordu çocuk...yol uzanıyordu insafsızca, sanki sonsuza...yolda yürüyordu çocuk..arkasından gördüm ama yüzü kirli gibiydi...saçları kirli sarı...yolda yürüyordu çocuk...durdu biraz...arkasına doğru çevirdi kafasını..kızgın bakışları delip geçecekti beni, eğer görseydi...öylece durdum ben de onunla...görebilse yüzüme bakacaktı...görebilse gözlerini dikecekti gözlerime...yoluna geri döndü çocuk...biraz daha sıklaştırdım adımlarımı...nereye kadar yürüyeceğini düşünerek...biri çıkacak mıydı karşısına yardım edecek?...yolda yürüyordu çocuk...yalnız, yorgun, hırsla...soluk alış verişi kararlıydı...önünde uzanıyordu mavi fakat bulutlu gökyüzü...beyaz bulutlara dikmişti gözünü hayalle...yolda yürüyordu çocuk....hayalleri kafasında sürüklüyordu onu ileriye...bir rüzgar esti sonra arkadan...ben de döndüm bu kez onunla geriye...fırtına yaklaşıyordu arkadan...hiç vakit kaybetmeden adımlarını hızlandırdı..yolda yürüyordu çocuk..hızlı adımlarla...küçük adımlarla..kucaklayıp koşardım onu kucaklayabilseydim eğer...yolda yürüyordu çocuk..içim daha fazla dayanmadı...bıraktım yürüsün...arkamı çocuğa, yüzümü fırtınaya döndüm...yolda yürüyordum...hırsla ve karalılıkla....fırtına bir kahkaha şimşeği patlattı...yolda yürüyordum...hızla ulaşmak için fırtınanın ortasına...ileride solmuştu tarlaların rengi...sonsuz bir çürüyüşle...bulutlar kirli gri...yolda yürüyordum...içimde bir huzur..feda edilecek ve feda olunacak şeyler hakkında düşünerek...yolda yürüyordum..bir şövalye edasıyla...üzerimde sanki paralayan bir zırh ve elimde tanrıların kılıcıyla...



bütün vitamini kabuğunda...

Hiç yorum yok: