2008-12-16

hımmm

yine çok iyi olduğum söylenemez bir ruh hali içinde...sessiz kalma hakkımı kullanıyorum, kendi sesime tahammülüm yok. pis bir yorgunluk, tokluk hissi..mutluluk yaratmayan bir karın şişkinliği..kim bilir neden mide bulantısı demekten çekindim. sarsakça ve her uyuduğumda kabusa dönen rüyalarla..

müzikler çok patlıyor bugün, şimdi. oda yetersiz ışıklandırılmış geliyor. loşluk mide bulandırıcı..heryerim sigara kokuyor. izmarit gibi bir ruh halindeyim ben de. uyumumu seveyim.. küllüğüm isyan ediyor. neden düştüm bilmiyorum ama düştüm..kedi koltuğuyum bugün. üzerimde bir çok tüy. yastıklar birbirine yaslanmış, katlanmış ve kalın bir kitap eşliğinde.

evet itiraf ediyorum, midem bulanıyor çünkü, gittiğinden beri önüme gelen herşeyi sıra gözetmeksizin yedim, içtim. giderken biliyordum gelmeyeceğini, iyi de oldu dinlenmek de lazım. ama mutsuzluğumu engellemiyor ki bu mantıklı kararlar. beynim mutsuz değil ki.. bazı doğrular sonsuzda bile kesişmez.. nasıl da güvenilmez. yalan söyleme nedenlerinin varlığına inanan ben, nedensizce o kadar çok yalana maruz bırakılmış bir bünyeyim ki. aklım almıyor, almayınca karışıyor, karışınca kuruluyor zemberek. kim taktı bu zembereği bana? trampet çalan maymun oyuncak gibiyim.

kendimi kapamak ya da açmak istiyorum. sıkıldım bekleme modundan.

lütfen biri beni yıkayabilir mi? hadi, çabuk birileri daha iyi hissetmemi sağlasın, ben yapamıyorum..artık birisi şu odayı havalandırmayacak mı? bu nasıl hizmet? ben üşüyorum, açamıyorum camı, biliyorsunuz. bile bile bunu yapıyorsunuz. bir şeyler ters, bulamadım. yo, yalan söylüyorum, hala gözüme batmasın diye kafamı karıştırıyorum. ama bende de kocaman göz var kardeşim. batıyor bir şekilde. kendimi koltuğuma zımbalamak istiyorum. mengeneyle kıstırmak. soğuk bir şeyler içirsin hemen biri bana. çilekli falan, şöyle göz dolduran, çok tatlı olmayan, buz dolu.

şimdi hiç sırası değil. canımı sıkmayın daha fazla. dağılın.



bütün vitamini kabuğunda...

Hiç yorum yok: