2008-12-09

kar takibi


birinci geleneksel uyu, uyu, yat, uyu günleri kapsamında, buz havada koştur ve hiçbir yeri beğeneme, kulakların donsun, sonunda bir pastaneye kendini atıp kahvaltı yap...hızlı eve dönüş yolunda dışarı çıkmışken alınacakları da unut..eve dön, acid-jazz eşliğinde tekrar uykuya dal...

sonunda uyandırıldığımda, camın önünde, yanına gittim, perdeyi ve pencereyi açıtığında yılın ilk karı yağıyordu ankara'ya...yılın ilk karı ve biz birlikteyiz, ne romantik değil mi?

-sen de takip eder misin?
*aradan bir tanesini seçip mi?
-evet..
*evet..

sonra bir kaç tane seçip izlemece, üşüyerek içeri geçiş...

her şey güzel olacak mı? çok mutlu olacak mıyız? biz, birlikte ve ayrı ayrı...
bu kadar iç gıcırtısı yeter...tekrar kahkahalara boğuluş..fadeout....

sanırım önemli olan pencere değil..şekli ya da büyüklüğü çok farketmez..nereye bakıyorsun? nasıl bakıyorsun? küçücük pencerelere sıkışmış, küçücük pencerelerin arkasına sığınmış hayatlar da var...

kar tatili hayatlarımızdan çıkalı olmuş biraz, artık kar takibindeyiz..hayatlarımızda kar katilleri..ayak izleri siliniyor yavaş yavaş..biz yukarıdan aşağıya gözümüzü kitlemişken bir kar tanesine..yine de fazla uzaklaşmış olamazlar...ya da olabilirler mi?

en son kendimi bir kar yığınının içine atışımı hatırlıyorum..çocuk gibi geriye birkaç adım gidip önce olabildiğince havaya fırlatmıştım kendimi..kafamda yukarı, yukarı ve ileri...ve güm...yığının içindeyim...belimde bir ağrı..bir daha da cesaret edemedim... şimdi ancak pencereden kar takibi..hayatlarımızda nerde oldukları belli olmayan kar katilleri ve çocukluğumuzda kalmış kar tatili...her kar yağdığında tatil olacak umuduyla mutlu olan çocukluğumuz hala kar yağdığında kendini mutlu edecek bir şeyler arıyor...

her şey güzel olacak mı? çok mutlu olacak mıyız? biz, birlikte ve ayrı ayrı...
bu kadar iç gıcırtısı yeter...tekrar kahkahalara boğuluş..fadeout....




bütün vitamini kabuğunda...

Hiç yorum yok: