2009-02-24

inkar


inkar, doğrunun ispatıdır. olmayan bir şey inkar edilemez. kelime anlamı olarak inkar var ve doğru olanın ispatıdır. olmayan şey inkar da edilemez.

ateizm üzerine çıkarımlar.. kafa güzel idare edilsin. böyle dedim böyle yapılsın.

küfür, ruhun yelpazesidir...

bazen söylerim


"mağrur olma padişahım, senden büyük allah var"

küfür, ruhun yelpazesidir...

2009-02-21

haftanın ruh hali





küfür, ruhun yelpazesidir...

2009-02-14

don't let me be misunderstood


nina simone' dan günlerce dinlenilesi...bak dinle mesela hadi.. yanda bir yere koymuş olmalıyım...

baby do you understand me now
sometimes i feel a little mad
don't you know that no one
alive can always be an angel
when times get tough


i'm just a soul whose intentions
are good
oh lord please don't let me be misunderstood

baby i'm so carefree
with a joy that's hard to hide
and sometimes it seems
that all i have to do is worry
you're bound to see my other side



if i seem edgy i want you to know
i didn't mean to take it out on you
life has it's problems
and i get my share
and there's one thing i never
meant to do
cause i love you

oh oh oh baby don't you know
i'm human and i feel pain like anyone
sometimes i find myself long regretting
some foolish sinful things i've done



küfür, ruhun yelpazesidir...

kavuniçi değil, portakal rengi...



sabah kalkmaca.. iş hayatına atıl, öğlen çık kafanı kır..çılgınca gez arabayla, abuk sabuk nere varsa..zaman sonsuz değil insan oğlu için akıp gidiyor. yine böyle dondurmuş zannederken hayatı.. akıp geçti zaman...kafam gibi.. araba eve iki durak uzaklıktaki.. ama gerçekteeennn uzaklıktaki bir yerde bozuldu... eve yürümece..

bütün gün hava bildiğin (senin) saçmaladı. dolu-güneş-sağanak combosunu literatüre geçirdi.... araçtan indiğimde sanırım saat 16:20 civarıydı.. mesanem artık patlamak üzere.. ama hayatın gerçekleriyle yüzleş dostum.. alman gereken çok önemli bir dereotu var.. anne telefonda dereotu ister ve benim mesanem artık bana dar... yürüyemiyorum.. rahmimde balon var gibi...ama dereotu. evet hayatın gerçeği. önümde çılgınca yağmur bulutları.. mevcut üstüme çiselemekte..arkamdan vuran kocaman ve masmavi gökyüzünün ortasında yüzümün bir kısmını yakan güneş.. yürü...dereotu tekrar aklıma geliyor... market time.

şimdi aldık tamam biz bu dereotunu., ben icetea de içmez miyim yaww. içerim. bi de sigara patlatalım ..aaa ekspres kasa bu gün o kadar da açık değil. hemen görevliye seğirtmece...
- ya pardon kasa açar mısınız...
+ hımmm... kim var şimdi arkadaş orda (sesleniş)
? yemeğe gitti...(cevap)
- hım o zaman tuvalet nerde?
+ ben yardımcı olayım...
- teşekkürler=)


merdivenlerden inin solda her tuvalet gibi bu da.. hayatımın en zevkli anlarından birini, bir marketin tuvaletinde yaşayacağımı bilemezdim.. işemek dostum, heyecanlanma öyle... hiç bitmyecek mi acaba rezil oluyorumm... sakince çıkış..malları alış ve eve dönüş...

sevgililer günü geyiği...iş bu geyik babannemin beni aramasına vesile olmuştur. bu günün benim için anlamı şu bak;
- aa babannecim merhaba
+ sevgililer günün kutlu olsuuunn...
_ hahaha senin deeee..=))
+ naapcaksın bugün..
- işte kız kardeşle buluşcam, eğlencez kızkıza..
+ hımm. tamam sana parfüm aldım..
- efendim?
+ sana parfüm aldım sevgililer günü hediyesi
- aaaa??
+ evet. bir ara uğra da al, senin ve tüm arkadaşlarının sevgililer gününü kutluyorum..
- teşekkür ederiz babannecim..(iç ses: sen biraz olayı yanlış anlamışsın..ama teşekkürler=))

hımmmmm...

bugün cami ve kerhaneyi yanyana görmüş bir insanım ben.. şimdi tutmuş aşktan mı bahsediyoruz.. hangisi.. ilahi mi.. maddi mi.. manevi mi??? kafasını sktimin romantikleri.. yağmurda yürüyorlar... işte türk aşk anlayışı.. benim için ne çilelere katlancı..böyle bir çilecilik anlayışına dayalı aşk hayatları.. gtün doncak pzvenk... çok romantiksiniz gerçekten...canlarım.

günlercesine bir gün geçirmenin içinden..temizlenmiş mağaramda.. sigaram ve icetea.. bir kaç saate kadar dışarı çıkmalıyım..mutluluğu pençesine atılmak istiyorum..


küfür, ruhun yelpazesidir...

2009-02-09

sonsuz ke(a)re sonsuz kaç eder?


hiçbir şey istemediğine kanaat getiren insanların kaderidir, sahip olmak. neyi istemediğini düşünürsen olur. içkiyi bırakmaya karar verirsin, bir arkadaşın elinde tekila şişesi kapına dayanır.. aşktan dilin yanmıştır, biraz aşk istemezsin, mutlaka o dönem çok hoş insanlar girmeye başlar hayatına.. bunun murphy ile alakası yok. buna hayat denir ve nereye çekersen oraya gelmez, nereye itersen oraya gitmez.

hayret
adalet
yalan
asalet
tiyatro

sonsuz kere sonsuz, sonsuz kare sonsuz...

somurtup oturmak da tercih edilebilir, somurtanın nedeni olmak da, somurtanın soytarısı olmak da.. hayat ve insan beyni ve yabancılaşma. üst üste söyleyince bütün kelimeler anlamını yitirir mi gerçekten? o zaman acı çekmemenin yolu olabilir mi bu? kim yer ki bunu?
loş odanın ortasında kocaman bir bitki, hayır hayır ben değilim... her kış çılgınca yaprak süren, her yaz bir iki tane güzel beyaz çiçek açan bir bitki.. hayır hayır ben değilim... ben çılgınca yaprak sürmem kış mevsimi, besiye çekerim kendimi, göbek yaparım, yağlanır yayılırım, kocaman kalın kazakların, battaniyelerin altına gömüp kendimi ısınırım. yazları, evet yazları da çiçek açmam bir iki tane, ruh halim el verdiği kadar mutlu olurum... bahar severim ben, her baharı severim misal. ilk son farketmez hep bir umut, hep bir değişim, gelişim.. filizler veren toprak olurum, çiçek döken ağaç, her türlü yağan yağmur, sövemediğimiz...



küfür, ruhun yelpazesidir..

şalter


tam tadında bir pazartesi sabahı, yağmurlu ankara, en sevdiğimden. ruhum sakinleşti sanki, hırçınlıklarım azaldı.. bi rahatlama, arada karışan kafaya "boşver" diyebilmenin sakinliği. nescafe, çay, ıhlamur.. ne bulursam içeyim tiradı. alkol almayacağım diye evi sıvı doldurdum, fincanı taştan oydurdum ve tahmin edilebileceği gibi içine de bade koydurdum. geyikliğin doruğundayım.
aklıma gelen binlerce şeyden hiçbir şey çıkarıp yazamamaktayım. ama sanki ufaktan planlarımı gerçekleştirme yolunda, en azından kararlılık yolunda atılan adımlardan memnunum. böyle de sanki benim kararlarım için başkaları adım atmışcasına bir anlatım oldu.
sevgili günlük mode off..

şalter açılır..çatt..

yoğun bir sıcak çikolatyaya dökülen sütün sarmal olarak karışmaya başlamasını izliyorum gözlerimi kapatıp. kısaca koyuluğa ve yoğunluğa karışan daha açık renk ve daha az yoğun seyreltilmiş duygular.
öylesine garip ki bu günün ışığı, gözlerimi kısarak bakıyorum hayata, arada bir kapalı tutmam gerekiyor. ve işte yine bir bardak sıcak çikolataya yavaşca süt karışıyor.
bugün turuncu yok etrafta, belki yağmurdan, her şey toprak ve yaprak koktuğundan, bugün kahve ve yeşil hakim ruha.

sahibinden, ihtiyacından...

2009-02-07

bırakanlar ve bırakılanlar için


alkolü bırakma kararı almakla başlayan deneyimler silsilesi. hafızamı tamamen kaybetmeden bu noktaya gelmiş olabilmek iyi.
sanıyorum bir haftadır kendimi bir türlü toplayamıyorum. o kadar çok şey oluyor ki, önemli önemsiz -ki ben bunları birbirinden ayırd edemeyen biriyim- kararlar almaya ihtiyacımız olan şu günlerde inanılmaz derecede verimsizim.

sosyal hayatım saçmalıklar üzerinde ilerliyor. eve kapanmak çözüm değil, evden dışarı çıkmasam, dışarıyı eve getiriyorum. belki sadece bu olduğum insanım ben, belki buyum ve değiştirecek bişey yok. ama bunun kararını veremeyecek kadar bir akşamdan, geçen haftadan kalmayım.

bilemedim. bıraktım..

sahibinden, ihtiyacından...

2009-02-02

istanbul


peyk şarkısı....bişi demicem ya..


Ah istanbul
Sen de beni unutmuşsun
Adım çıkmış hatırından
İstanbul,istanbul,istanbul

Ah istanbul
Sen de biraz tozutmuşsun
Üstün başın darmadağın
İstanbul,istanbul,istanbul

İstanbul yüzüme ah bi bak
İstanbul yüzüme ah bi bak
Bir bak n'olur
Anla beni
Anla anla anlat bana da

Ne kadar kalleşsin ah dünyam
Tutmuş sana aşık olmuşum
Ama olsun
Aldat beni
Aldat aldat aldat
Ölene kadar.....


sahibinden, ihtiyacından...