2008-12-04

kadın yazılarından karakter analizi


bir kadının yazılarından onu tanımaya çalışmak bence çok zaman alacak bir iştir..çünkü kadın her ne kadar fikirlerinin oturmuş, tepkilerinin belli olduğunu savunsa da içinde sürekli renk değiştiren bir kaos bulundurur..tabi ki yazılanları okumak, okuyana aşağı yukarı bir fikir sağlayabilir..ama bunların kadının genel geçer fikirleri olduğu yanılgısına kapılmamalı...

kadın, aynı ortalama bir sıcaklık derecesinde, farklı günlerde üşüyebilir ya da sıcaktan bunalabilir..aynı olay hakkında farklı çıkarımlarda bulunabilir..bir başkasının yaptığı ters birşeyi lanetlerken, kendi ya da bir dostunun yaptığını normal karşılayıp takdir edebilir..

bunlar kesin olur demiyorum ama olma ihtimali var..yazdıklarıyla kadının; müzik zevki, sevdiği filmler, hoşuna giden yemekler vb. keskin konularda bilgi sahibi olmak sağlıklı sonuç verse de eğer bir analist değilse inceleme yapan ya da çok fazla sayıda ve uzun zamana yayılmış bir veri yoksa elinde tanımaktan söz edilemez, sadece fikir sahibi olunabilir..

elbette her kadının içindeki kaosun barındırdığı renkler farklıdır..yazılarda istemeden de olsa, tüm objektifliğini ortaya koyduğunu da düşünse kaos renklerinden baskın ve parlak olanlar farkedilir..bu da bir çeşit tanıma sayılabilir...yazım tarzı yanı sıra eğer mümkünse bir klavyeden çıkan tek tip yazı değil, kendi eliyle yazdığı yazılar tanıma amacına daha çok hizmet edecektir..kendimden bir örnek vereyim, belki korkunç dengesizliğim nedeniyle aynı yazı, hatta paragraf ve hatta cümle, ki utanmadan kelime içinde, aynı harfi farklı şekillerde yazabiliyorum..

demem o ki bir kadının yazıları o kadını tanımakta bir ipucudur..ama bence altına imzasını dahi atmış olsa, fikirleri şartlara göre değişkenlik gösterebilir, asla bir saldırı ya da savunma argümanı olarak kullanılamaz...tıpkı bu yazı gibi...

tüm dağınıklığının içinde bir düzen, tüm dengesizliklerinin içinde bir tutarlılık sürdürebilenler için..
bir de merak edenlere...

bütün vitamini kabuğunda...

Hiç yorum yok: