2008-12-03

bir kadının çantası


rengarenk, tek renk, küçük, büyük, elde taşımak için, omuza asmak için çeşit çeşit..en önemlisi; ayakkabıya uyumlu...

erkeklere imrenme nedenlerimden biridir çanta..nasıl yapıyorlar da ceplerine sığıyorlar aklım almıyor..kocaman çantalar kullanmayı severim ben..içinde kaybolurum sonra da...

her şey ilkokul gibi düzenli başlar..anahtarlar şuraya, cüzdan buraya, yedek para gizli göze, cep telefonu şu küçük yere vs...aa! bir süre sonra bakarsın ki sanki o çantaya bir kedi girmiş..çingene pazarı gibi..

cep telefonu, cüzdan, ajanda, özenle dağılmış makyaj malzemeleri, parfüm, kağıt mendil, flash disc, ara kablo, kalemler, pedler, kopmuş ve unutulmuş düğme, belki lazım olur diye hırka, kitap...telefonun çalmaya görsün, başlar bir hengame...ve kadın çantanın içinde kaybolur, ter basar, telefon hala bebek gibi zırlamakta, -atıyorum- tüm dolmuş sanki o an kadına bakıyor..diyelim ki telefonu buldun, elini çantadan çıkarana kadar susar...işte o an benim bittiğim andır.. marketlerde ha keza...sanki ilk elini attığında çıkarabilecek misin o cüzdanı?..ne bileyim? yani çanta hayatı kolaylaştırsın diye var ama her şey gibi o da bir süre sonra sorun haline geliyor...bence bir kadın sadece çantasındaki malzemeleri kullanarak şeytan çıkartabilir..

hemen şöyle de bir bağlama çekeyim; kadınlar her şeyi kafaya çok takarlar, her an her şeye hazırlıklı olmak isterler..erkeklerin ise genel geçer ihtiyaçları vardır ve bu ihtiyaçlar cepleriyle sınırlı kalabilir..muhteşem..

bağlama iki; ön ceplerini kullanan -cep telefonu veya o boyutta bişey taşıyan- erkeklerden kıllanırım arkadaş..

bütün vitamini kabuğunda...

Hiç yorum yok: