
ne var ki yine içiyorum, saat bu saat.. müzik dinlemek ruhun gıdası, ben migrenin kucağında öylece sallanıyorum, deli gibi, uyutulmaya çalışılan bebek gibi, dindiremedikçe kendimi, içiyorum. uzun uzadıya uzaklara gitmeliyim yine, ciddi mesafeler kat etmeliyim. sanki beynime hiç oksijen gitmiyor. sonsuzluk yok, küçücük odada kapalı kaldım. mağaram çok hazin bu gece. bu gece mağaramda olmaktan çok da mutlu değilim sanki. mağaram ele geçirilmiş de ben bir köşeye kıvrılmış gibiyim. rahatsızım, anlıyor musun? rahatsızım. ekrana bakamıyorum bile. ışık ağrılarımdan yana bu gece. bu gecenin yok belki bir farkı diğerlerinden, yine de iyi değilim pek ben. hemen şimdi, küt diye uyuyabilmek isterdim. yattıkça ağrım arttı, engel olamadım, olamıyorum. en iyisi içmek.üç gün işten başımı kaldıramayacağımın stresi midir, nedir bu lanet ağrı. uzun zamandan sonra yeniden peydah olan rahatsızlıklardan tiksiniyorum. bir şey olmayacak sanılanın ani vuruşu, hayat gibi. beklenmedik ağrılar bütünü. nereye koyduysam aklımı geri başıma gelsin istiyorum, tipik dağınıklığımla bulamıyorum. bulamıyorum.
sahibinden, ihtiyacından...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder