2009-01-17

kızkardeş'e mektuplar


evet saat bu saat ve ben içmeye başlıyorum. ilk yudumu sevgili kız kardeşim için aldım, keşke yanımda olsaydın. hani diyordum ya; hayatımda biri olmadan yazamıyorum, fikrimi değiştirdim. kafam iyi olmadan yazamıyorum, bir de bu düsturla deneyeceğim. alkolizme giden yol votka-bulldan geçer.
kafayı dağıtamıyorum sevgili kız kardeşim. olmuyor. keşke yanımda olsan. şimdi senin mutluluğunla mutlu olma zamanım. kendimi iyi hissdetmeme neden olan şey sensin. uyuyorsundur şimdi sen yedi tepeli bir şehirde, ben bildiğin mağaramdayım. uyur uyanık baygınlık gecesiydi yine. şimdi de ertesi günün sapkınlığındayım.

and i'm deeply disturbed
and i'm deeply unhappy
and i'm deeply disturbed
and i'm deeply unhappy
and i'm deeply disturbed
and i'm deeply unhappy
and i'm deeply disturbed
and i'm deeply unhappy

dinliyorum, sen yoksun. sahibimden, ihtiyacından satılığım. kul ahmet'in ceketiyim=)
sonsuzluğu düşünmeye çalışıyorum, kocaman galaksiler içindeki "ben"i. yalanlardayım.. hayatımın dizginlerini bir tutup bir bırakıyorum. gemi azıya aldım, hırçınlığımı dizginlemeye çalışıyorum. bir gece var ki seninle bu mağarada asla unutmayacağım. ben giyiniyorum dişarı çıkmak için, sen sürekli şarkılar indiriyorsun, dinliyoruz, patlıyoruz. muhteşemliğini anlatamam. şimdi bu sandalyede aslında ben oturmuyorum, ben hemen yanda makyaj yaparken dans ediyorum, sen oturuyorsun burda ellerin havada, tempo. gözüm dolmuyor şimdi ama biliyorsun, taşikardi. önce hüpletiyorum, sonra gümletiyorum kalbimi. iki gün şehr-i ankara'yı terketmene gelmiyor değil mi? belki bunu okurken, belki bunu okursan, bana kızacaksın. kızma.




sahibinden, ihtiyacından...

Hiç yorum yok: