2008-11-23

yorum yok


erken kalkıp pazar sabahını karşıladım ıslak yollarında ankara'nın. erken kalkmıştı ankara beni ıslak yollarında karşılamak için. hoşlandık birbirimizden yine bir pazar sabahı ankara'yla..biraz yürüdüm pazar sabahı ıslak yollarında ankara'nın..bana düşünmemek için biraz zaman verdi ankara bu pazar sabahı ıslak yollarıyla. yollar ıslak , benim ağzım kuru.sokaklarındaki birikintilerden su içiyordu kediler. bulutlu gökyüzünü bana göstermek için biriktirmişti ankara suları yerde..biliyordu kafam başka yerde..hiç gökyüzüne bakacak durumda değildim bu sabah ankara'da...ıslak sokaklarıyla yendi beni ankara..

ıslak bir pazar sabahı bulutlarla kalkıp karşıladım ben ankara'yı..sanki bana minnettardı..boş sokaklarında gezerken, kocaman bir boşluğa çekti beni...tüm yollar emrime amade...özerk bölge...ellerim ceplerimde, ceplerimde bulutlar..gözlerim yerdeki su birikintilerinde, orada da bulutlar var.yerdeki yeşil sulardan yansıyan gökyüzü ve gözüme sokulan bir son bahar...yanacağı varsa da yanamıyor insanın içi hiçbir şeye..her yer ıslak, yerlerde yoğurulmuş gibi yapraklar.

uzun süre sadece nefes aldım sokaklarda..sigara dumanı katmadan sevmeye çalıştım...tanısan seversin...tanısan severdin ankara'yı...kapıdan çıkarken sigara yakmayan insanlara daha bir aşikar.buz gibi nefesimle girdi içime ankara..yanacağı varsa da yanamıyor insanın içi hiçbir şeye.

o kadar aklı olana aşikarken ankara, beynimi kısıp baktım..altını çok açmışım biraz kaynamış kafamın içinde..ağaç yapraklarından damlayan sularla serinlettim aklımı. bir ağız dolusu nefes daha..nefes nefese değildi bu sabah ıslak sokaklarıyla ankara..geceyi yalnız geçirmişti belki o da benim gibi..tanısa severdi ankara da beni.ama ikimiz birlikteydik bu sabah...tekrar tanıştık...kendisinden kaçmak için taksiye binmedim ben. karşılığında nefes verdi bana. ben memnunum aldığım nefesten, ankara onunla yürümemden.

hayat o kadar da uzun değil dedi bana ankara..o kadar da maceralı değiliz dedim ben de gülümseyerek. yalandan gülümsedi sanki bana ankara...ve ekledi doyamayabilirsin hayata..hayat göz kırptı..hayatın gözleri bulutlar gibi griydi bu sabah ıslak sokaklarda..

bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
Nazım Hikmet RAN

Hiç yorum yok: