2008-11-23

düşünleri geçici yapan detaylar

düşünmek:(-i) 1. Aklından geçirmek, göz önüne getirmek: Ezberi düşünmekten, söylediklerimizin anlamını düşünmezdik. -Ç. Altan. 2. (-de) Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek: Türlü şiir anlayışları üzerinde düşünmüş, zaman zaman türlü şairleri sevmiştir. -O. V. Kanık. 3. (nsz) Zihniyle arayıp bulmak: Bu iş için ben bir çare düşündüm. 4. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak: Durmadan geziyorsun, biraz da derslerini düşün. 5. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek: Benim kayısılara müşteri çıkmam ihtimalini düşünmüştü. -R. N. Güntekin. 6. Tasarlamak: Yola çıkmayı düşünüyorum. 7. (nsz) Tasalanmak, kaygılanmak: Bu kadar düşünme, elbette bir çare bulunur. 8. (nsz) Farz etmek.

düş:is. 1. Uyurken zihinde beliren olayların, düşüncelerin bütünü, rüya: Dadaloğlum, sevdası var başımda / Gündüz hayalimde, gece düşümde -Dadaloğlu. 2. mec. Gerçek olmayan şey, imge, hayal. 3. mec. Gerçekleşmesi istenen şey, umut.



insan olmanın gereği ise düşünmek, bir derde deva da olması gerek mi? gerek değil. dumana sığınmakla bütünleşen kafadan çıkan düşüncenin sağlığı tartışılmaz, yaşanır... gece gezmelerinden, içmelerden, muhabbetten uzak. bazen nasıl da güzel olabiliyor yalnız kalmak..ve ne güzel ki ben bazen iki kişiyken yalnız kalabiliyorum. kalabalıkta yalnız olmak değil.biriyle kafanın uyuşması...bir ve tek ve yalnız olmak. kafanın aynı şekilde çalışması, kafanın farklı çalışması ama frekansın tutması, birlikte ağlayana kadar gülmek ve hatta bazı gülene kadar ağlamak. bir arada ağlayabileceği çok insan olmuyor insanın hayatında. birlikte gözlerinin dolması.

iki kişilik göz dolması yapmak isteyenler için gerekli malzemeler: yeterli büyüklükte dört adet göz. gözlerin arkasını görebilen hisler..birbirinin gözünün içine bakabilecek iki kişi. birbirinin canına ortak olabilecek kalpler.

düşünmek metodik bişey sanırım aslında.. ben bu metodu bilmediğimden elimdeki dolaşmış ipleri ayıklayıp ayırmak yerine hep biraz daha karışmış buluyorum..karışınca bırakmayıp daha bi kurcalıyorum...hal bu ki muhtemelen ya yanlış şeyleri düşünüyorum ya da yanlış şekilde düşünüyorum. hatta kendi potansiyelimi bildiğimdenn ikisini de aynı zamanda yapıyor olmam olası...

neyse ki sen biliyorsun..sen kendini biliyorsun..yalnız olmayı biliyorsun..benle yalnız olmayı biliyorsun...kelimelerden paragraflar çıkarmayı..bir ömürü bir kalp atışıyla bütünleştirmeyi..adımı söylemeyi biliyorsun..adım aklında biliyorum. adın aklımda biliyorsun..üçüncü şahıslara hiçbir şey ifade etmeyen -belki- de bu yazının aslında sadece senin için olduğunu biliyorsun..sevginin türlerini ve nasıl yönlendirileceğini biliyorsun...kim bilir belki aşk aslında böyle bişey olamaz mı?..beynimin kıvrımlarındakinin ne olduğunu...beni nasıl ağlatacağını, seni nasıl ağlattığımı biliyorsun. seni aldatmadığımı...bi keresinde "..bir nefese inanmak yıllar sonra seninle.." demişti biri bana..kim olduğunu da aslında biliyorsun...yanılmış olduğunu sandı biliyorsun...ben de diyorum ki sana; bir nefese inanmak yıllar sonra seninle ve hiç süphesiz ( tam burada nasıl da no doubt demek istiyorum ama britanya'nın köpeği değilim biliyorsun=)

dündü, yatağın üstündeydik, ne güzeldik...o yatak bu dünyada değildi biz üstündeyken..keyfi yerinde gibiydi biliyorsun..seni dün son gördüğüm anı hatırlıyorum...neydi mutsuzluğun?

Hiç yorum yok: