2008-11-28

çoklu delilik


bulaşıcı delilik...benzer olaylarla karşılaşan birden çok insanın içine girdiği acayip ruh hali, ruh halsizliği...

bravo..gözümüz korktu...gerçekten korkuyoruz biz, çoklu deliliğimize hapsolmuş şekilde...bataklık gibisiniz..hem de ağaç dalı...tüm bu korkunç ormanın sizin olduğunu bilmiyorduk biz, çoklu deliler. biz çoklu deliler, elimizdeki haritada bulduk önce hatayı; dedik tabi elimizde yanlış bir harita var, orman ve yol aslında normal, abartıyoruz dedik...haritayı biz attık geçerken bir uçurumun kenarından..iyice yanaştık dibe, bir de baktık yürüyebiliyoruz zor da olsa.. sonra ise bir bataklık...farkeder gibi olduk ama hiç anlamadık..batıyorduk, lanet ederek batıyorduk, bir de baktık ki bir dal..hemen heyecanla tutunduk..çıkar gibi olurken kendimize kızdık, adımımızı yanlış attık diye..kendimizi çekmeye başladık ki kırıldı dal..başka dallar aradık tutunacak, aradıkça battık..battıkça kıpırdamadık...buramıza kadar geldi..tam buramıza..ilk yola çıktığımız an dün gibi aklımızda...harita da doğruydu, attığımız adım da...siz yanlıştınız..şimdi artık gözlerimiz kapalı, farklı ormanlardan biz çoklu deliler uzandık birbirimizin elini tutmaya..beklerken içinde çamurunuzun, hala bir umut var içimizde kurtulmaya dair..yolculuktan da tiksindik, ormandan da...çıkıyoruz yavaş yavaş..eve dönene kadar çamur üstümüzde kuruyacak...sanırım hiçbirimiz bu üstümüzdekileri bir daha kullanmayacak, haritayı tekrar çizicez, çamurları bedenimizden akıtıcaz, içimizdekini kusucaz...

hergün konuşucaz, içicez, kusucaz..çamurunuz içimizden akana ve bitene kadar...

Hiç yorum yok: